top of page

Yenidoğanlarda Uyku Bir Komut Değil, Bir Ortam Meselesidir

  • Bilge Maitri
  • 3 gün önce
  • 2 dakikada okunur

83 Günlük anne olduğum bugünlerde belki de her yeni bebek girmiş evlerin en çok üzerinde durulan, taktikler geliştirilen, araştırılan ve çokça gözyaşı da döktüren konusu bebeklerin uyku rutinleri hakkında bir yazı yazmak istedim.


Bizim için de ilk günden beri oldukça zorlandığımız bir durumdu. Bebekle yeni tanışıyor olmak ve dilini anlayamamak aslında ilk aşama bu konuda, daha sonra sinyalleri anlayıp uykuya geçirmeye çalışmak ise ikinci aşama. Ben bugün ikinci aşamadan bahsetmek istiyorum. Bebeklerin sinir sistemi gelişim göstermeye devam ettiğinden kendilerini sakinleştirmeyi hatta gaz çıkarmayı bile organize edemezler. Bebeklerin bakımından sorumlu olanların onlara her konuda yardımcı olmaları gerekir.


Nasıl ki yetişkinlerde pijama giyiyor, serin, temiz bir yatağa uzanıyor e uykuyu davet ediyorsa bu bebeklerde de aynı şekilde yaşanıyor. Yani bebek için de uygun koşuları oluşturunca, eğer bebeğin bir sıçrama dönemi değilse ya da gaz problemi yada herhangi bir sağlık sorunu yoksa , bebek uyuyacaktır. Burda bebeğin bakımından sorumlu olanların görevi bebeklere bu ortamı sunmak. Almanya’da ebeveynlik yaklaşımında akşam rutinleri bir savaş alanı değildir. Bu yaklaşım yalnızca büyük çocuklar için değil, yenidoğan bebekler için de geçerlidir. Bebekler henüz kuralları, saatleri ya da beklentileri anlamaz. Ama çok güçlü bir yetenekleri  vardır: Ortamı hissetmek. Bebekler  komutları değil, ritmi takip eder.


Bir bebeğe “uyku zamanı” demek, onun için bir anlam taşımaz. Ancak evin ışığı kısıldığında, sesler yumuşadığında, hareketler ağırlaştığında bebeğin sinir sistemi bunu fark eder. Çünkü bebekler söyleneni değil, görünen ve hissedilen düzeni takip eder. Hamburg’lu bir annenin dediği gibi: “Huzuru zorlayamazsın, sadece örnek olursun.”Uyku değil, dinginlik esastır. Birçok ebeveyn için hedef “bebeği uyutmak”tır. Oysa asıl düzenlenmesi gereken şey uykudan önceki aşırı uyarılma halidir. Yüksek sesler, parlak ışıklar, ekranlar, sürekli konuşma, acele hareketler bebeklerin sinir sistemini uyarır ve uykuya geçişi zorlaştırır. Bu yüzden Almanya’da ebeveynlik yaklaşımında kural “uyku” değil, dinginliktir.


Peki bu konuda bilin ne diyor? 

Max Planck Enstitüsü’nün de desteklediği araştırmalara göre:

• Düzenli ve sakin akşam rutinleri

• Kortizol (stres hormonu) döngüsünü dengeliyor

• Bebeklerin günlük strese karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor


Aşırı uyarılma, kuralsızlıktan çok daha önce düzeni bozuyor.

O zaman aşağı yukarı bebekler için akşam rutini nasıl olabilir?


Bu bir yapılacaklar listesi değil, bir yavaşlama halidir, unutma bilgiler sabittir ancak bebekler ve insanlar değişkendir, deneyimle , sezgiyle değişkenlik gösterir. Ancak bu kolaylaştırıcılar her bebek için işe yarama ihtimali olabilecek bir kaç tavsiyedir.

• Işıkları loşlaştır

• Ses tonunu farkında olarak yumuşat

• Hareketlerini yavaşlat

• Ekranları mümkünse kapat

• Bebeği “uyutmaya çalışma”, sadece sakinleşmesine alan aç


Ev yavaşladığında, bebeğin bedeni de buna uyum sağlar. Sonuç olarak dayanıklılık büyük krizlerde değil, her akşam tekrar eden küçük ve sakin anlarda gelişir. Bebek ebeveynlerinde en güçlü araç: kendi ritmimizdir. Bebekler sakinliği bize bakarak öğrenir. Ve bazen yapmamız gereken tek şey, biraz daha yavaşlamaktır. Önce kendimizi yavaşlatırsak ancak bebeklerimiz de sakinliği sezebilir ve öğrenebilir.


Herkese kolaylıklar :)

 
 
 

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Misafir
3 gün önce
5 üzerinden 5 yıldız

<3

Beğen
bottom of page